Arsenik Ve İçme Suları


Bazı kamu içme suyu kaynaklarında arsenik tehlikeli düzeylerde tespit edilmiştir. Bunun için US EPA içme suyundaki arsenik düzeyleri için yeni sınırlarını belirledi ve artık toplumlar insani tüketim amaçlı, su kaynaklarının güvenliğini sağlamak için yeni stratejiler ve teknolojilerden yararlanıyor. Firmamızın dizayn ettiği filtrasyon ve ters osmoz sistemleri ile sorunsuz olarak limit değerlerin altına indirilmektedir. Arsenik mesane, akciğer, cilt, böbrek, burun, karaciğer ve prostat kanseri ile bağlantılı olmuştur. Ishal;, ellerde ve ayaklarda uyuşma, kısmi felç ve körlük Sigara kanser etkileri kalınlaşma ve renk cilt, mide ağrısı, bulantı, kusma içerebilir.


İyon değiştirme Yöntemi

  • 1-1000 m3/h kapasite

  • PLC kontrollü tam otomatik sistemler

  • Uzun filtre mineral ömrü

  • Site, Köy, Şehir suları için en etkili çözemler

Ters Osmoz Yöntemi

  • 1-1000 m3/h kapasite

  • Tam otomatik sistemler

  • Arsenikle birlikte diğer kirletici parametrelere müdahale ile yüksek kalitede arıtılmış su

  • Site, Köy, Şehir suları için en etkili çözemler


ARSENİK

Arsenik periyodik cetvelde yarı metal element olarak bulunmaktadır. Kokusuz ve Tatsızdır bir özelliktedir. Doğal olarak yeryüzünde içme sularında bulunur ya da endüstriyel ve tarımsal uygulamalar sonucunda içme sularına katılmaktadır. Son yıllarda, güvenli ve yeterli miktarda su sağlanması, iklim değişiklikleri ile daha da önem kazanmaya başlamıştır. Bu durum tarımı, sanayiyi ve gündelik yaşamı, kısacası tüm toplumu değişik yönlerle etkilemektedir. Suyun sağlanabilirliğinde gittikçe artarak yaşanan güçlükler, bir yandan suyun tasarruflu kullanımına dikkati çekerken, diğer yandan işlenmiş atık suyun yeniden kazanımı süreçlerini de gündeme getirmiştir. Tüm dünyadaki bu genel durumun yanında, suyun kimyasal kalite unsurlarından birisi olan arsenik miktarı, 2008 yazında İzmir’in, hatta tüm Türkiye’nin gündemine oturan başlıca bir konu olmuştur. Bu sayfada arsenik türleri, suda bulunum biçimleri, bu türlerin kimyasal olarak belirlenmeleri ve ardından sudan uzaklaştırılmasında uygulanan yöntemler ele alınacaktır.

Arseniğin insan sağlığını tehdit eden en zehirli elementlerden biri oluşu, su kaynaklarının kirliliğinin izlenmesinde ve içme suyu niteliklerinin belirlenmesinde, önemle üzerinde durulan bir özellik olmasını doğurmuştur. Yeraltı ve yüzey sularındaki arseniğin kökenleri arasında, küresel ısınma, volkanik hareketlilik, mineral-kayaç çözünmesi gibi doğal yollar yanında, orman yangınları, denetimsiz endüstriyel atıklar, arsenik içeren tarım ilaçları ve kimyasal maddelerin kullanımı gibi toplumsal nedenleri sayabiliriz.


ARSENİĞİN ZARARLARI

Arsenik, ilkçağlardan bu yana zehir olarak bilinmektedir. İnorganik arsenik bileşikleri oral yolla 60 mg üzeri vücuda alındığında insanlar için sonuç ölümdür. Arsenik vücutta, saçta, ciltte, tırnaklarda ve iç organlarda birikirler. Ortalama olarak insan vücudunda 10-20 mg’ın üzerindeki oranlarda bulunan arsenik problem doğurur. Böbrek fonksiyonlarındaki azalma da arsenik birikimini arttırır.

Çözünebilen inorganik arsenik bileşikleri kuvvetli zehir olduklarından yüksek dozlarda emilimi, sindirim sistemi semptomlarına, kardiyovasküler ve sinir sistemi fonksiyonlarında bozukluklara ve sonuçta ölüme sebebiyet vermektedir. İçme suyundaki arseniğin (≤ 50 ppb) uzun süreli etkileşimi sonucunda deri, akciğer ve böbrek kanserine yakalanma riski çok yüksek olup aynı zamanda deri görüntüsünün değişimi görülmektedir. Mesleki arsenik alınımı büyük oranda soluma yoluyla olup genelde akciğer kanseri ile sonuçlanmaktadır. İçme suyunda arsenik uzun sürede deri, akciğer, karaciğer, mesane ve böbrek kanseri ile deride pigmentasyon değişimleri ve kalınlaşma (hiperkeratosis), kas zayıflığı, iştah kaybı ve nörolojik bozukluklara neden olur. İçme sularındaki yüksek arsenik konsantrasyonu nedeni ile yalnız Bengladeş’te yılda 200.000 üzeri insanın kanserden ölebileceği bildirilmektedir. Suda başlıca inorganik ve organik bileşiklerin bir bileşeni olarak bulunan arseniğin, içme suyu ile alınımı cilt kanseri riski taşıdığı, gaz evresinde bulunan inorganik arsenik türlerinin solunum yoluyla alınması, akciğer kanseri riski taşıdığı bilinmektedir. Başta Bangladeş ve Hindistan, olmak üzere birçok ülkede, yer altı ve içme sularında arsenik kirliliği ve buna bağlı olarak akut kanser vakaları rapor edilmiştir [Dhar, 1997].


ULUSLAR ARASI STANDARTLAR

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 1993 yılında, içme sularında inorganik arseniği, kanser yapıcı olarak belgelendirmiş ve en yüksek kirlilik seviyesini 10 ppb (10 _g/L= 0.01 mg/L) olarak önermiştir (provisonal guideline). Amerika Birleşik Devletleri Çevre Bakanlığı (US EPA), 2001 öncesine dek 50 ppb olan arsenik düzeyini, 2006 yılına dek bir geçiş dönemi uygulaması ile 10 ppb düzeyine indirmiştir [EPA,2001].




Nitrat Filitrasyon Sistemleri

Iyon değişimi veya mebran teknolojileriyle suyun tedavi edilmesinde etkili çözümler üretebilen Optus Mühendislik, yeraltı su kaynaklarında nitrat’ın (NO3) bulaştığı proseslerde nitrat temizleme sistemlerini sonuç odaklı en ekonomik tekliflerle tasarlamaktadır.

Özellikle gıda sanayinde suyun, gıda bileşini olarak üretime katılması, Proses suyunda mamüllere temas etmesi nitratın kalite ve sağlık açısından sudan giderilmesi mecburiyetini doğurmuştur.


İyon değiştirme Yöntemi

0,5 m2 ila 500 m2/saat aralığında değişen kapasitelerde su kalite çıkışı kabul edilir değer.

  • Mükemmel su kalitesi

  • Yüksek kimyasal verim

  • Kısa rejenerasyon süresi

  • Basit tasarım, yapım ve kontrolü - kolay kontrol ve otomatikleştirmek için

Membran Filitrasyon



1 görüntüleme

© 2023 by The Optus Mühendislik Su Arıtma Teknolojileri. Her hakkı saklıdır.  Prowater önceden bildirimde bulunmaksızın herhangi bir zamanda ürünlerde değişiklik ya da iyileştirme yapma hakkını saklı tutar.

  • Prowater / Facebook
  • Grey Twitter Icon